Delta Hakkında Bildiklerimiz

Delta varyantı, daha önce görülen diğer varyantlardan çok daha farklı davranışlar sergilemektedir. Son derece bulaşıcı olan bu varyant, daha önce bildirilenlerden farklı semptomlara neden olmaktadır.

Özet

Delta varyantı, özellikle de aşının gerekli tüm dozlarını tamamlamamış olan bağışıklığı hassas grupların sağlığı için ciddi bir risk teşkil etmektedir. Şu anda Birleşik Krallık'taki yeni vakaların %91'ini, ABD'deki vakaların %40'ını oluşturmakta ve Avrupa genelinde vaka sayısını artırmaktadır. Yapılan çalışmalar; AstraZeneca ve Pfizer aşılarının Delta varyantına karşı da etkinliklerini sürdürdüğünü, bununla birlikte söz konusu aşıların semptomatik hastalığı önlemeye karşı etkinliklerinin azaldığını ancak hastaneye yatmayı ve ölümü önleme konusunda hala son derece etkili olduklarını ve bu durumun diğer aşılar için de geçerli olabileceğini göstermiştir.

Delta varyantı nedir?

Delta varyantı, vaka sayısının zirve yaptığı Nisan ve Mayıs aylarında Hindistan'da önemli miktarda can kaybına sebep olmuştur ve o zamandan bu yana Birleşik Krallık, ABD, Kanada, Çin ve Avrupa kıtası dahil birçok bölgede tespit edilmiştir. İlk olarak Alfa ve Beta varyantlarında tespit edilen mutasyonların yanı sıra potansiyel olarak yeni mutasyonlar da içermektedir. Endişe verici bir varyant olduğu bildirilen ilgili Kappa varyantının da dahil olduğu B.1.617 varyant grubunun en yaygın üyesidir. Şu anda bazı raporlarda ek bir mutasyon içeren "Delta Plus" varyantının varlığından da bahsedilmektedir ancak Dünya Sağlık Örgütü henüz bu raporları resmi olarak doğrulamış ve tanımış değildir.

Bulaşıcılık oranı üzerinde bir etkisi var mıdır?

Başlangıçta Hindistan'daki vakalarda görülen endişe verici artıştan dolayı Delta varyantının daha yüksek bulaşıcılığa sahip olduğundan şüphelenilmişti ancak şu anda Delta varyantının potansiyel olarak 6 gibi yüksek bir R 0 değerine sahip olduğu ve Alfa varyantına kıyasla %60 daha bulaşıcı olduğu tahmin edilmektedir. Alfa varyantının Wuhan'daki orijinal virüsten %40-60 daha bulaşıcı olduğu öngörülmüştü. Bu da söz konusu varyantın genel bulaşıcılık oranının önemli ölçüde artmış olduğunu göstermektedir. Delta varyantı, Alfa varyantını geride bırakarak şu anda Birleşik Krallık'taki tüm yeni vakaların %91'ini oluşturmaktadır. Delta varyantı; başta İspanya, Portekiz ve Fransa olmak üzere Avrupa kıtası genelinde de vaka sayısını artırmakta ve bazı sosyal mesafe önlemlerinin yeniden uygulanmasına yol açmaktadır. ABD'den gelen mevcut raporlarda, tüm COVID-19 vakalarının yarısından biraz azının, Temmuz ortasında baskın hale gelmesi muhtemel olan Delta varyantından kaynaklandığı öne sürülmektedir.

Semptomlarda ne gibi farklılıklar vardır?

Değişen tat ve koku duyusu, yeni başlayan sürekli öksürük ve ateş gibi COVID-19'un iyi bilinen semptomları, Delta varyantında o kadar da yaygın görülmemektedir. Birleşik Krallık'taki Zoe çalışması kapsamında yapılan araştırma; baş ağrısı, kas ağrısı, hapşırma, boğaz ağrısı ve burun akıntısının çok daha yaygın olduğunu, bunların da (özellikle aşılanmış veya genç ve sağlıklı popülasyonlarda) ağır soğuk algınlığı veya hafif grip ile kolaylıkla karıştırılabileceğini ortaya koymuştur. Bu semptomları olan kişiler COVID-19'a yakalandıklarından şüphelenmeyebilir ve bu kişilerin kendilerini izole etme ve test yaptırma olasılıkları daha düşük olabilir. Hastalar hastalığı semptomatik olarak yayan bireyler haline geldiğinden bu durum varyantın halihazırda yüksek olan bulaşıcılığını daha da artırabilir.

Aşılar hala işe yarıyor mu?

İngiltere'de yapılan ön araştırma , Delta varyantının aşılara karşı hala duyarlı olduğunu ancak ana virüse kıyasla aşının Delta varyantına karşı etkinliğinin azaldığını göstermiştir. Pfizer (%96) ve AstraZeneca (%92) aşılarının, her iki doz yapıldıktan sonra hastaneye yatmayı önlemede büyük ölçüde etkili olduğu belirlenmiştir. İsrail'den gelen son kanıtlar , Pfizer'ın semptomatik COVID-19'u önlemede daha az etkili olduğunu ve ülkede sosyal mesafe önlemlerinin yeniden uygulanmasına yol açtığını göstermiştir. Yapılan çalışmada, aşının hastaneye yatmaya karşı etkinliğinin %93 oranında olduğu ancak hastalığın kendisine karşı yalnızca %63 etkinlik oranına sahip olduğu öne sürülmüştür. Bu oranlar doğruysa aşının etkinliğinde önemli bir düşüş söz konusudur ve bu durum, hastane kapasiteleri ve yeniden açılmayı düşünen ülkeler için uyarı niteliğinde olabilir. Aşıların benzer mekanizmaları göz bulundurulduğunda Moderna'nın Pfizer ile benzer şekilde etki göstereceği, Sputnik ve J&J'nin ise AstraZeneca ile benzer şekilde etki göstereceği öne sürülebilir.

Aşının Delta varyantına karşı etkinliğinin, büyük ölçüde aşının gerekli tüm dozlarının tamamlanıp tamamlanmadığına bağlı olduğu görülmektedir. İngiltere'de Delta varyantı nedeniyle hastaneye yatırılan kişilerin neredeyse hiçbiri iki doz aşı yaptırmamıştır. İlk doz ile ikinci doz arasında 8 ila 12 haftalık bir aralık olmasının, aşının içindeki maddelerin ana virüse veya Alfa varyantına karşı güç kazanması konusunda faydalı olduğunu gösteren kanıtlar mevcuttur. Ancak Delta varyantında bunun tam tersinin söz konusu olduğu görülmüştür ve artık daha iyi koruma sağlanması için mümkün olduğunca ikinci dozlara öncelik verilmesi önerilmektedir. İsrail halkı, yılın başlarında neredeyse sadece Pfizer ile ve iki doz arasında kısa bir aralık bırakarak aşılanmıştır. Bu durum, zaman içinde (yaklaşık altı ayda) aşıların etkinliğinin azalmaya başladığının veya iki doz arasındaki kısa süreli aralığın koruma süresini de sınırlandırdığının göstergesi olabilir.

Sigorta açısından bunun anlamı nedir?

Delta varyantı yayılmaya devam ederken Lambda varyantının da Güney Amerika'da yayılması ve aşıların etkisi hakkında duyulan şüpheler, COVID-19'un hala ciddi bir sorun olduğunu açıkça göstermektedir. Ülkeler yeniden açılmaya ve kısıtlamaları kaldırmaya devam etmeyi beklerken Delta varyantı nedeniyle artan vaka sayıları, ilgili süreci yavaşlatabilir veya zaman içinde bazı kısıtlamaların yeniden uygulamaya koyulmasına neden olabilir. Sigortacılar COVID-19 ile ilgili risklere karşı tetikte olmaya devam etmelidir; nitekim pandemi henüz pek çok kişi için sona ermemiştir. Ancak aşılanmış popülasyonlarda COVID-19'a bağlı ölüm oranı, önceki pandemi dalgalarına kıyasla muhtemelen büyük ölçüde azalacaktır.

Tags

Contact: Get in touch with our experts

Man with child on his shoulder looking at an orange wall with a globe.

Swiss Re Institute

Superior research driving better decisions

We share our risk knowledge in re/insurance through our publications, data sets, client programmes and conferences.

Find COVID-19 related content

COVID-19: lessons learned and the way forward at Swiss Re